Ben kendi adıma diğer seçenekleri hiç kullanmıyorum. DVD seyrederken orijinal yayın formatı ne ise onu tercih ediyorum ve "tam ekran" kullanıyorum. 1.80:1 veya 2.35:1 olabiliyor dvd formatları. Birincisi 16:9 ekrana tam fit ediyor. İkincisinde ise üstten ve alltan siyah barlar oluşuyor. Zoom seçeği kullanıldığı taktirde siyah barlardan bir miktar azalır ancak bu sefer de yanlardan bir miktar görüntü kesilir. Bunu tercih etmiyorum. Siyah barlar "burn-in" yapar diye bir endişeniz olmasın. Ben çok film seyreden biriyim. Bazen oturur üstüste 3 film seyrederim. Böyle bir sorunla karşılaşmadım.
4:3 yayınlarda ise "geniş ekran" modunu tercih ediyorum. Gördüğüm en az deformasyon üreten ekran. Daha önce konusu geçmişti. En az seviyede basılma ve kayıp oluyor görüntüde. Hiç bir 16:9 ekranda bu derece başarılı bir algoritma görmedim.
Diğer sorularınızın cevapları bu başlıkta var. Ben de mastercraft gibi baştan itibaren sabırla ve dikkatlice okumanızı tavsiye ederim.
Dün nihayet 427xa kuruldu( Duvar askı aparatı ile ) .Sizlerle ilk izlenimlerimi paylaşmak istiyorum ve ustalara birkaç sorum olacak.
* DVD görüntüsü ( profigold oxypure komponent ile bağlı ) : olağanüstü ,insanın ağzı açık kalıyor. * Kablo tv: Beklediğimden iyi , hakikaten gelen düşük video sinyallerini iyi işlediği izlenimini fazlasıyla veriyor. * Uydu reciever ( profigold oxypure scart ile bağlı ) : Muhteşem.Beklediğimden çok çok iyi. * Buzzing , 100 hz de kesinlikle yok ( duvar montajı olmasına rağmen ) * Dead pixel yok. * PC : mükemmel
Dün kurulumdan sonra , yaklaşık 4-5 saat izleme fırsatı buldum Birkaç noktada sorularım olacak.
1- İlk 200 saat , düşük değerler ile kullanım haricinde standart değerler ile seyretmek ( sık sık kanal değiştirnek şartıyla ) , burn-in dışında herhangi bir probleme neden olur mu ? ( contrast değeri 40 - pure cinema kapalı, NR ( NOISE REDUCTION ) orta seviyelerde açık )
2 - Dün hem LIG TV hem de NTV de , milli maç özetlerini tekrar tekrar izledim ( maç performansını test edebilmek adına ) , hafif derecede özellikle yeşil çim zemin üzerinde sanki ghostıng vardı gibi hissettim ,hatta diğer banttan yayınlanan diğer maç özetleri ( ki çoğu kalitesiz çekim gibi geldi bana ) çok iç acıcı performans sergileyemedi gibi geldi ) .Acaba LIG TV normal maç yayınlarında gözü rahatsız edici herhangi bir ghosting oluyor mu ( hareketli görüntülerde, özellikle yeşil çim üzerinde )
3- Bir de özellikle uydu kanallarını seyrederken ( INPUT 1 ) , zaman zaman 20-30 dk. da bir , şeffaf siyah renkte 2-3 cm kalınlığında, + şeklinde iki çizgi veya bar diyelim ( dikey ve yatay şekilde ) ekranı tarıyor ve 1 dk içinde kayboluyor, ya da kablolu yayına geçtiğimde de sözkonusu iki çizgi kayboluyor.Acaba sizde de oluyor mu ? Sanki eski tüplü tv lerde , çatı anteni bağlı olduğu zamanlarda yayının frekans karışması gibi ( ayarsız kanallarda olurdu ) , acaba tv nin yakının da duran telsiz telefon , diğer INPUT 3 ten bağlı dvd kaydedici mi frekans karştırıyor çözemedim . Ya da BURN-IN problemine karşı acaba tv kendi kendine ekranı tarayıp ayar mı yapıyor? menu den hemen hemen tüm değerler ile oynadım , ama değişen birşey olmadı !! Dediğim gibi kablolu yaın seyrederken ,daha henüz sözkonusu barların ekranı taramasıyla karşılaşmadım.Acaba uydu reciever kaynaklı mı ?
Dün nihayet 427xa kuruldu( Duvar askı aparatı ile ) .Sizlerle ilk izlenimlerimi paylaşmak istiyorum ve ustalara birkaç sorum olacak.
* DVD görüntüsü ( profigold oxypure komponent ile bağlı ) : olağanüstü ,insanın ağzı açık kalıyor. * Kablo tv: Beklediğimden iyi , hakikaten gelen düşük video sinyallerini iyi işlediği izlenimini fazlasıyla veriyor. * Uydu reciever ( profigold oxypure scart ile bağlı ) : Muhteşem.Beklediğimden çok çok iyi. * Buzzing , 100 hz de kesinlikle yok ( duvar montajı olmasına rağmen ) * Dead pixel yok. * PC : mükemmel
Dün kurulumdan sonra , yaklaşık 4-5 saat izleme fırsatı buldum Birkaç noktada sorularım olacak.
1- İlk 200 saat , düşük değerler ile kullanım haricinde standart değerler ile seyretmek ( sık sık kanal değiştirnek şartıyla ) , burn-in dışında herhangi bir probleme neden olur mu ? ( contrast değeri 40 - pure cinema kapalı, NR ( NOISE REDUCTION ) orta seviyelerde açık )
2 - Dün hem LIG TV hem de NTV de , milli maç özetlerini tekrar tekrar izledim ( maç performansını test edebilmek adına ) , hafif derecede özellikle yeşil çim zemin üzerinde sanki ghostıng vardı gibi hissettim ,hatta diğer banttan yayınlanan diğer maç özetleri ( ki çoğu kalitesiz çekim gibi geldi bana ) çok iç acıcı performans sergileyemedi gibi geldi ) .Acaba LIG TV normal maç yayınlarında gözü rahatsız edici herhangi bir ghosting oluyor mu ( hareketli görüntülerde, özellikle yeşil çim üzerinde )
3- Bir de özellikle uydu kanallarını seyrederken ( INPUT 1 ) , zaman zaman 20-30 dk. da bir , şeffaf siyah renkte 2-3 cm kalınlığında, + şeklinde iki çizgi veya bar diyelim ( dikey ve yatay şekilde ) ekranı tarıyor ve 1 dk içinde kayboluyor, ya da kablolu yayına geçtiğimde de sözkonusu iki çizgi kayboluyor.Acaba sizde de oluyor mu ? Sanki eski tüplü tv lerde , çatı anteni bağlı olduğu zamanlarda yayının frekans karışması gibi ( ayarsız kanallarda olurdu ) , acaba tv nin yakının da duran telsiz telefon , diğer INPUT 3 ten bağlı dvd kaydedici mi frekans karştırıyor çözemedim . Ya da BURN-IN problemine karşı acaba tv kendi kendine ekranı tarayıp ayar mı yapıyor? menu den hemen hemen tüm değerler ile oynadım , ama değişen birşey olmadı !! Dediğim gibi kablolu yaın seyrederken ,daha henüz sözkonusu barların ekranı taramasıyla karşılaşmadım.Acaba uydu reciever kaynaklı mı ?
İlker dostum,
Nihayet geldi demek tv'nun. Tekrar güle güle kullan. İzlenimlerinin olumlu olmasına sevindim.
1. Dinamik ve oyun modunu kullanmadığın ve statik görüntüyü (kanal logosu vs) 2-3 saatten fazla ekranda sürekli tutmadığın sürece burn-in riski yok. Kendi renk ayarlarımı yazmıştım. İstersen bir onları dene. Bu ayarlarda hem kontrast ve parlaklık orta seviyelerde olduğu için burn-in riski minimize ediliyor hem de bence en optimum görüntüye ulaşıyorsun. Tv 200 saati çoktan geçmiş olmasına rağmen bu ayarları kullanıyorum ben. Tabii bu zevke göre değişir.
2. Tarif ettiğin durum tam bir "dirty screen" durumu. 69deccal bu işe sevinecek. Bu olayı farkeden bu başlıktaki ikinci kişisin. Buna kafanı takma. 1500 saat kullanımdan sonra geçtiğini söyleyen kullanıcılar var yabancı forumlarda. Ben farkedemiyorum. Farkedildiğinde de takıntı yapılacak kadar önemli olduğunu sanmıyorum. Bunun dışında gerek maç yayınlarında gerekse de diğer yayınlarda kanaldan kanala çok kalite farkı var. Mesela bende Lig TV en kalitelisi. Çok güzel bir görüntü var. Diğer bazı kanallarda bu kadar iyi renk alamayabiliyorum. Yayınların bitrateleri ile alakalı bu. Yanlız normal yayınlarda "keskinlik" ayarını kesinlikle ortalarda tutmanı öneririm. Yüksek keskinlikte küçük cisimlerin (örneğin futbolcuların) etrafında gölgelenme oluşuyor.
3. Burada anlattığın olayın tv ile bir ilgisi yok. Tamamen uydu alıcın ya da frekans dağıtan bir cihazla ilgili (telefon, wireless modem vs) ile alakalı. TV'den böyle bir olayın kaynaklandığını ne yaşadım ne de duydum.
Selamlar.
< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Akseaus -- 27 Mart 2007; 10:00:04 >
bana özgü olan son problem için büyük ihtimal , tv nin yanında duran kablosuz kulaklıktan ya da telsiz telefondan şüpheleniyorum !! çünkü wireless modem kapalıydı.
Uydu sistemi ile de ilgili yorumlarinizi rica edicem.
Pioneer DV490V HDMI DVD Player aldim, kullanacagim uydunun da HD olmasini istiyorum
Digiturk veya D-Smarttan HD ile alakali henuz somut bir aciklama yok. DT'un yeni HD receiverlari vs gibi bir bilgisi olan var mi? Boyle bir atilim ikisinden biri kesin yapacak ama hangisi???
Simdilik idareten 100 dolarlik bir receiver alacak olsam tavsiyeniz ne olur.
Bir yanlış anlama var sanırım. Önerdiğim 696AV modeli bir HD-DVD player değil. 490 benzeri upscale özelliği olan HDMI çıkışlı standart bir dvd player. Fiyatı 490'dan 100-150 YTL daha pahalı sadece. Bence değiştirme şansın varsa değiştir.
Orjinalden alıntı: garbisusta Pioneer DV490V HDMI DVD Player aldim.
Bu player için hiç olumlu şeyler yazılmıyor. PAL kaynaklarda sorun çıkarttığı söyleniyor bir sürü yerde. Keşke 696AV alsaydın.
Selamlar.
Sevgili garbisusta Akseaus dostumuzun dedigi gibi 490 dan uzak durun diyorlar. ben dvd bolumunde stero performanslı hdmi cıkıslı dvd diye baslık acmıstım genel kanı 696 cok iyi 490 a bakma bile diye, imkanın varsa degistir derim
Plazmada fiyat düşecek beklentisinde olan arkadaşlara (özellikle felmali dostuma) faydalı olabilir diye bir haberi aşağıya aynen kopyalıyorum. Digicom'un genel müdürünün açıklamalarına dikkat. Ne derece itibar edilir bilmem ama ilginç şeyler söylüyor:
Fiyatlar düşecek beklentisi plazma satışlarını yavaşlattı Fiyatları son üç ayda 10 bin YTL'den 2 bin YTL'ye kadar gerileyen geniş ekran televizyon pazarında, halen durgunluk yaşanıyor.
Vatandaşın fiyatların iyice aşağı çekileceği yönündeki beklentisi, plazma ve LCD ekran televizyon satışlarını daha da azalttı. Ancak fazla beklemenin yanlış olduğunu belirten üretici ve satıcı firmalar ise 'plazma TV almanın tam zamanı' olduğu görüşünde. Türkiye'de üretimi 2004 Nisan ayı itibarıyla 50 bin adede ulaşan plazma ve LCD ekran pazarı, 2005'in aynı döneminde yaklaşık 13 kat artarak 640 bine tırmandı. Pazarda; yüzde 51'lik payla Vestel ilk sırada yer alırken, onu yüzde 34 ile Beko ve Arçelik takip ediyor. Taleplerin artmasıyla birlikte farklı satış politikaları uygulamaya girişen şirketler de ürün fiyatlarında indirime gitti. Vatandaş da, indirimler devam edince, fiyatların daha da ineceği beklentisine girerek LCD ekran TV ve plazma alımlarını erteledi. Dünyanın önde gelen elektronik devlerinden LG, Pioneer, Hitachi ve Sansui'nin Türkiye distribütörü Digicom'un Genel Müdürü Bülent Çankaya, 2007 yılı içinde plazma ve LCD televizyonlarda başka bir indirimin olmayacağını söylüyor. Geçtiğimiz aylarda ürünlerde çok ciddi bir düşüş olduğunu belirten Çankaya, "Fiyatlar düşeceği kadar düştü. Daha fazlasını beklemeyin." diyor. Sadece 81 cm LCD ücretlerinde gerileme beklediklerini kaydeden Çankaya, Dünya Kupası ile birlikte Avrupa'da satışları patlayan geniş ekran TV'leri en çok kadınların istediğini vurguluyor. Amerika'da daha yeni evlere giren geniş ekran TV'lerin özellikle Uzakdoğulular ve Avrupalılar tarafından tercih edildiği bilgisini veren Çankaya'ya göre Amerika'da 50 inç ve daha üstü televizyonlar rağbet görüyor. Bugüne kadar Türkiye'de 20 milyon adet televizyon satışı gerçekleşti. Geçen yıl bu rakam yaklaşık 4 milyon düzeyinde bulunurken, ürünlerin 160 binini LCD, 115 binini ise plazmalar oluşturdu. 7 yıl içinde söz konusu rakamın büyük bir değişiklik göstereceğini kaydeden Bülent Çankaya, tüplü televizyonların yerini geniş ekranların alacağını ifade ediyor. "Bu pazar bebek bile değil embriyo. Önü çok açık. Yüzde 300'lük bir büyüme bekliyoruz. 10 yıl içinde bütün evlere geniş ekran girecek. Bu da 20 milyar dolarlık bir iş demek." diye konuşan Çankaya, bir sabah kalktıklarında satışlarının patlama noktasına geldiğini görebileceklerini aktarıyor. Üreticilerin bunun için hazırlık yaptığını belirten Çankaya, "Satın alınabilir ürünler piyasaya sürülecek. Erzurum'daki Ayşe teyze, kocası Sait amcaya, 'Biz de plazma alalım' diyecek. Çünkü durum bunu gösteriyor." şeklinde konuşuyor. Salon için plazma oturma odasına LCD alınmalı Çözünülürlükleri ve kaliteleri her geçen gün artan geniş ekran televizyonları evine taşımak isteyen kullanıcıların, alacakları ürünün ne tür özelliklere sahip olduğunu bilmesi gerekiyor. LCD kolay ve ucuz bir teknoloji. Plazma ise aksine pahalı; ama görüntü kalitesi çok daha iyi olan bir sistem. Televizyonunu salona kurmak isteyen tüketici için plazma tavsiye ediliyor. Oturma odası, yatak odası veya mutfak gibi daha küçük mekanlar için LCD'ler öneriliyor. Ekranda doğal rengi izlemek isteyenlerin plazmadan yana tercihlerini kullanabileceği aktarılıyor. LCD ekran televizyonlar ise bilgisayardan fotoğraf izliyormuş görüntüsü veriyor.
adamcagizin soylediklerinde dogru olan; mal talebi azaldi ama sadece plazmada degil, iktisadi gostergelere gore, memlekette genel olarak bir talep azalmasi soz konusu..
Elbette, fiyatlarin devamli dususunu gormek, elektronikte bekleme/erteleme yonunde genel bir tutuma yol acmis olabilir; yanliz degilim
Bir de 3 senedir TL'nin surekli degerlenmesi de, bir tur, ilave ucuzlugu getiriyor.
Bir de bu tekno magaza sayisindaki patlama ve bunun sureceginin anlasilmasi isin pazarlamasina muthis bir rekabet getiriyor, marjlar hep dusuyor.. Ancak, bu magaza zincirleri yurt disindan dogrudan ithalat yapamadiklari surece, fiyatlara etkileri sinirli kaliyor Yine de ana ithalatcilara karsi yuksek pazarlik gucleri var..
Yine de, bundan sonra fiyatlarin inmesi yonunde en etkili katkiyi yapabilecek olanlar yine bu buyuk sermayeli magaza guruplari.. Dixon ve By Big gibi magazalar, eger Uzak Dogu'dan dogrudan mal getirirlerse biz burada Ist Bilisim'in falan adini agzimiza almayiz..
Bir de benim savundugum bir bekleme gerekcesi var, evinde iyice bir tuplu cihaz olup da, acil ev dosemeyen birinin plazma alma konusunda acele etmesine kesinlikle luzum yok Zamanla hem fiyat, hem de teknoloji iyilesiyor.. Ama hayata ait bir keyfi de ertelemis oluyorsunuz.
Bunlar benim sevdigim konular ama cok teknik konular olmadigi icin herkesi ilgilendirmeyebilir. O yuzden burada keseyim
Madem bu konuları seviyorsun, finans sektöründe çalışan biri olarak olumsuz senaryoları ve gerçekleri de ben yazayım:
1. TL'nin değerlenmesinin süreceğini sanmıyorum. Cumhurbaşkanlığı seçimi ve genel seçim iç piyasayı nasıl etkileyeceği belli olmayan iki muamma. Dış piyasalarda da öncü depremler olup duruyor. Ciddi bir global sarsıntı, genel bir kriz hiç de yabana atılacak kötü senaryolar değil. Türkiye maalesef hala dış olumsuzluklardan gereğinden fazla etkilenen, buna karşılık dış olumluluklardan gereğinden az etkilenen bir ülke. Bu faktörler fiyatları iyi yönde etkilemeyecek.
2. Dixon ve By Big gibi mağazaların Türkiye'ye gelmesi mümkün. Bu mağazalara direkt ithalat yetkisi verilmesi halinde fiyatların ucuzlayacağı da kesin. Ama bunu biz görür müyüz bilmem. Bir tv almak için bunu bekleyecek isek vay halimize. :)
3. Herşey iyi gitse dahi HD yayınlara başlandığında panel televizyonlar için ciddi bir talep patlaması gerçekleşeceği ve bunun da fiyatları yine yukarı çekeceği yabana atılacak bir varsayım değil.
4. Türkiye'de bu vergiler olduğu sürece bu ürünler hiçbir zaman yurtdışı fiyatlar seviyesine düşmeyecek.
5. Bu teknolojiler ucuzladığı zaman yeni teknolojiler çıkmış olacak. Bu sefer de onlar ucuzlasın diye bekleyebiliriz. Bu işin sonu yok.
Yani daha ne diyip de sana bir Pioneer aldırayım bilmiyorum.
Diğer yandan, bir şairin dediği gibi "en güzel deniz henüz gidilmemiş olandır." En güzel Pioneer henüz alınmamış olandır diye uyarlayabiliriz başlığımıza. Bu felsefe de sana baya bir uyar sanırım. Ve de ben buna saygı duyarım.
Selamlar.
< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi Akseaus -- 29 Mart 2007; 10:26:56 >
Orjinalden alıntı: ilkeravniaker 2 - Dün hem LIG TV hem de NTV de , milli maç özetlerini tekrar tekrar izledim ( maç performansını test edebilmek adına ) , hafif derecede özellikle yeşil çim zemin üzerinde sanki ghostıng vardı gibi hissettim ,hatta diğer banttan yayınlanan diğer maç özetleri ( ki çoğu kalitesiz çekim gibi geldi bana ) çok iç acıcı performans sergileyemedi gibi geldi ) .Acaba LIG TV normal maç yayınlarında gözü rahatsız edici herhangi bir ghosting oluyor mu ( hareketli görüntülerde, özellikle yeşil çim üzerinde )
Akseaus'un da dediği gibi bu olay "dirty screen" dedikleri. Ben oldukça rahatsızım, maç yayınlarında daha çok belli oluyor, bu da yeter zaten, ben de ağırlıkı maç seyretmek için kullanıyorum. Avforums'da bu konuyla ilgili başlığı takip ediyorum, İngiltere'de Pioneer bu sorunu resmen tanımış durumda, ancak çaresini henüz bulamamışlar veya açıklamamışlar. Ancak sorunu olanlar Pioneer'a başvuruyor, ve sorunlarının halledileceği sözünü alıyorlar. Ben Digicom'a başvurmuştum, onlar da bu sorunu gördüler ancak ne olduğunu bilemediler ve yurtdışından araştıracağız dediler. Henüz bir geri dönüş olmadı. Kullanıldıkça ortadan kalkıyor diyenler var, ama 6 aydır kullanan ve sorunu devam eden de var.