merhabalar, öğrenmek istediğim, kazanı TEFLON olmayan bir EYM modeli var mıdır? bu konuda bilgisi olan arkadaş var mı acaba?
Yok. Alternatif olarak fırınınızda yapabilirsiniz.
teşekkürler üstad, daha önce yazan arkadaşlar haklı, teflon da ufak bi çizik olduğu zaman tehlike büyüyor, teflon da en az beyazlatılmış ekmek kadar kanserojen sanırım, oysa alüminyum türü kazanlar olsa daha mı iyi olurdu acaba?
@kenya64 arkadaşımızın da dediği gibi yoğrulma ve pişirme esnasında teflon'un avantajları kıyaslanamaz. Dediğin konuda yerden göğe haklısın. Teflondan uzak durun diye bas bas bağırılan bir dünyada, evde ekmek yapma işinin yaygın olduğu ve EYM'nın kaynağını oluşturan ABD ve AB'de kullanılan EYM'nın kazanları da teflon. Bu konuda ekol olan Panasonic, Zojirushi, Breadman ve benzeri EYM'nın teflon harici kazanlarını görmedim. Bu durumda ya tüm dünyaya uyup kullanmaya devam edeceğiz, ya da dışarıda yoğurup EYM'da pişireceğiz ki bu pratik değil.
Benim çözümüm ise hafta içi yoğun olduğum zamanlarda EYM, hafta sonu ise mutfaktaki elektrikli fırında bir kaç büyük ekmek yapmak. Bu durumda EYM, ekmek kalmadığı ya da yoğun olunan zamanlarda kullanılmış oluyor.
Not: Bu arada tabii (doğal) ve dengeli beslenme uzmanları da ilginç bir şekilde EYM tavsiye ediyor ve kendileri de bu şekilde kullanıyorlar.
Ben birkaç başarılı normal ekmek denememden sonra mısır ekmeği yapayım dedim.Ancak hamur önce kabardı fakat pişme esnasında geri indi.Yine de biraz gözenekli ama buğday ekmeği gibi değil.Biliyorum ki mısır ekmeği çok kabarmaz.Ancak benimki önce çok iyi kabardı sonradan indi.Deneyeniniz var mı acaba normalde böyle mi oluyor ,ben mi yanlış yaptım?
Mısır ekmeği fazla kabarmaz zaten, ilk baştaki kabarma sıcaklığın etkisiyle içerde kalan havanın şişmesidir.
b) Maya fazla konmuştur. c) Son kabarma süresi fazla tutulmuştur. d) Pişmenin başında kapak açılarak sıcak hava kaçırılmıştır. e) Hamur olması gerektiğinden daha suludur (cıvıktır). f) Mayalanma sıcak ortamda yapılmıştır. g) yukarıdakilerin hepsi
Bizim köyde mısır ekmeği yapılırken su-tuz-mısır unu haricinde hiçbirşey katılmaz, o yüzden söyledim.
Sizden rica etsem, tarifi tam olarak yazıp, bir kaç resim de ekleyerek köyün adı ve tarifi aldığınız kişilerin isimleri ile birlikte bana gönderebilir misiniz?
Bu tür mahalli ekmekler yok olup gidiyor, kayıt altına alalım ki giden maalesef geri gelmiyor.
Sizden rica etsem, tarifi tam olarak yazıp, bir kaç resim de ekleyerek köyün adı ve tarifi aldığınız kişilerin isimleri ile birlikte bana gönderebilir misiniz?
Bu tür mahalli ekmekler yok olup gidiyor, kayıt altına alalım ki giden maalesef geri gelmiyor.
Annem, hanım, yengem hepsi bu şekilde yapıyor. Hatta rahmetli babaannem de böyle yapardı.
Aynı hamur farklı şeklillerde pişirilir mesela, altında ateş yanan sac üzerinde 10-15 cm çapında ve 1.5-2 cm kalınlığında 6-7 adet birden pişirilir. Yada tepside kuzinede pişirilir.
Memleket Samsun ama asıl Giresun, yani oranın kültürü bu anlattığım ekmek.
Şimdi resim bulamam/çekemem ama ilk fırsatta çekip göndermeye çalışırım.
Sinbo'nun kitapçığında mısır ekmeği için 2 küçük kaşık maya yazıyor.Ben o tarifi uyguladım.Fakat hamurun önce kabarıp sonra pişmeye başlamadan sönmesi @Soberman'ın seçeneklerinden f şıkkının gerçekleştiğini aklıma getirdi.Çünkü mısır ekmeğinden az önce bir buğday ekmeği yapmıştım.Makine sıcaktı ve güneşli bir ortamdaydı.
Tarifi görmedim ancak Mısır Ekmeği değil de mısır unlu ekmek olduğunu tahmin ediyorum. Normal şartlarda sadece mısır unu konularak yapılan ekmekler yağ, sütlü karışımlar veya yumurta yardımıyla kek örneğinde olduğu gibi kabartma tozu veya karbonat katılarak kabartılmaya çalışılır. Buğday unundan başka hiçbir tahıl unu (mısır da dahil) gluten ağını oluşturamadığı için gerçek manada kabarmaz, şekillendirilemez. Bu nedenle de bu tür tahıl unlarının buğday ununa belirli bir oranı geçmemek şartıyla ilavesi yoluna gidilir.
Yöresel Mısır ekmekleri müstesna. Zaten onlardan puf puf olması beklenmez. @kenya64'ten bu değerli ekmeğin profesyonelce tarifini bekliyoruz.
Göz kararı un, aldığı kadar su, el kararı tuz, kulak memesi kıvamında yoğur, gönlünce mayala, zevkince şekillendir, bezleri kaldırıncaya kadar beklet, çıtır oluncaya sıcak sacın üzerinde gezdir, afiyetle de ye.
Yapanlar o tarifi öyle bilirki, sana gram mı, kilogram mı, Cup mu, damla mı, ne şekilde istersen (hatta fırıncı yüzdelk ölçüsünde bile) o şekilde en detayı ile verirler. Bu el-göz kararı bir günde ortaya çıkmıyor. Hatta unun tanesinin sayısını bile söyleyebilirler (Bir başak üzerindeki 40 taneciğin her birinde ortalama 20.000 un zerreciği mevcuttur). Öyle bir fotoğrafla kurtulamazsın. Yoksa fotoğrafı İnternetten de indiririz.
Profesyonel bir tarif bekliyoruz.
Edit:imla
< Bu mesaj bu kişi tarafından değiştirildi soberman -- 3 Haziran 2008; 16:39:17 >